Progranit

Zsolnay fabrikası, kuruluşundan itibaren mimari seramik üretimi yapmaktadır. 1870’lerin ikinci yarısında ise bu alanda büyük bir sıçrama yaşandı—çünkü Budapeşte hızla büyüyordu ve kamu yapılarında Zsolnay ürünleri giderek daha fazla kullanılmaya başlandı.

Zsolnay’nin Etkisi

Macar Mimarisi

1886 yılında Zsolnay Fabrikası, Progranit adı verilen, donmaya dayanıklı bir yapı malzemesini tanıttı. Bu yeni ve yenilikçi malzeme, kısa sürede Ödön Lechner ve Miklós Ybl gibi Macaristan’ın en etkili mimarları tarafından benimsendi.

Progranit, yapı cephelerinde kullanılabilen ince işçilikli ve detaylı süslemelerin üretilmesine olanak sağladı. Bu dekoratif seramikler, dönemin Avrupa mimarisine yön veren Art Nouveau akımı sırasında son derece popüler hâle geldi. Parlamento binası ve Uygulamalı Sanatlar Müzesi gibi birçok Macar simge yapısı, Zsolnay fabrikasının mimari seramik üretimindeki olağanüstü başarısını gözler önüne seriyor.

 

 

Budapeşte’nin Simgesi

Matthias Kilisesi

Matthias Kilisesi’nin yeniden inşasından sorumlu olan kişi, Macar mimar Frigyes Schulek’ti. Bu kapsamlı restorasyon çalışmaları sırasında, Pécs’teki Zsolnay fabrikası yaklaşık 150.000 çatı kiremidinin üretimi için görevlendirildi. Bugün hâlâ Budapeşte Kale Bölgesi’nin en belirgin renk dokunuşlarından birini bu kiremitler oluşturuyor. Kilisenin çarpıcı çatı deseni, Budapeşte’ye gelen herkesin mutlaka görmesi gereken bir detay olarak öne çıkıyor.

Zsolnay mimari seramikleri, özellikle yüzyıl dönümünde, Budapeşte başta olmak üzere pek çok Avrupa kentindeki kamusal yapılarda yaygın şekilde kullanıldı ve belirleyici bir konuma ulaştı. Bu dekoratif seramikler aynı zamanda, bu malzemelerdeki benzersiz potansiyeli fark eden dönemin seçkin mimar, ressam ve heykeltıraşlarına bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

 
 

Yeşil & Sarı

Uygulamalı Sanatlar Müzesi

Macaristan’ın en etkili mimarlarından biri olan Ödön Lechner, 1893–1896 yılları arasında Uygulamalı Sanatlar Müzesi’ni (Museum of Applied Arts) tasarlayıp inşa etti. Art Nouveau ile ilişkili olan kendine özgü Macar Szecesszió üslubu, bu yapıyı Budapeşte’nin öne çıkan mimari anıtlarından biri hâline getirdi. Müzenin ayırt edici yeşil ve sarı çatı kiremitleri Pécs’teki Zsolnay fabrikası tarafından üretildi.

Bu saray benzeri yapının giriş holünde ve çatısında zarif biçimde şekillendirilmiş dekoratif elemanlar görülebiliyor.

 

Macaristan’ın Kalbi

Macar Parlamentosu

Parlamento binasının mimarı Imre Steindl ile Vilmos Zsolnay arasındaki yakın dostluk, bu yapıya önemli bir katkı sağladı. Steindl, progranit malzemesinin tarihî öneme sahip bu binanın sanatsal tasarımını güçlendireceğine inanıyordu.

“Lordlar Kamarası Salonu” olarak bilinen bölüm, eski Macar etnik topluluklarını ve zanaatlarını betimleyen 88 adet heykelle süslendi. Bu heykellerin tamamı, Zsolnay’nin 1886’da geliştirdiği dayanıklı progranit malzemeyle üretildi.

 

Mavi Duvar

Dorothea Hotel Budapest

Budapeşte’nin merkezindeki Vörösmarty Meydanı’nda yer alan yeni 5 yıldızlı Dorothea Hotel, modern mimariyi tarihsel Macar mimarisiyle başarılı bir şekilde buluşturan Lissoni & Partners (Milano) tarafından tasarlandı.

Otelin lobi ve avlusunda, ilk bakışta dikkat çeken Zsolnay çinilerinden oluşan bir duvar yer alıyor. Yüzlerce progranit karodan üretilen bu etkileyici mavi Zsolnay duvarı, yalnızca Dorothea Hotel için özel olarak tasarlandı. Her bir mavi pyrogranit karo el işçiliğiyle üretildi ve canlı bir mavi tonuyla sırlanarak tamamlandı.