Zsolnay Kültür Bölgesi

Macaristan’ın Güney Transdanubia bölgesindeki dalgalı tepeler ve yemyeşil ormanlar arasında yer alan Pécs kenti, Akdeniz havasını taşıyan özel bir yerleşimdir. 2010 yılında “Avrupa Kültür Başkenti” unvanını alan şehir, bu niteliğini bugün de başarıyla sürdürmektedir. Kentin sayısız cazibe noktası arasında, 2014’te Hungaricum (Macaristan’a özgü bir değer) ilan edilen Zsolnay Kültür Bölgesi tartışmasız biçimde öne çıkar. Pécs, 1853 yılında fabrikayı kuran Zsolnay ailesinin de memleketidir.  Bugün Zsolnay mirası, fabrikanın çevresini kapsayan özenle restore edilmiş 5 hektarlık alanda yaşamaya devam etmektedir. Toplam 15 tescilli tarihi yapı ve 88 kamusal Zsolnay eseri, bölgenin manzaralı parkları ve yürüyüş yolları boyunca yer alır. Zsolnay Kültür Bölgesi, fabrikanın tarihini anlatan özgün sergilere ev sahipliği yapar. Ayrıca, 42 aslanın eosin sırrını koruduğu Zsolnay Mozolesi de ziyaretçilere özgün görkemiyle açılmış durumdadır.

Zsolnay’ın Altın Çağı – Gyugyi Koleksiyonu

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Macar asıllı sanatçı László Gyugyi’ye ait, 600’ün üzerinde eserden oluşan bu özgün Zsolnay koleksiyonu, Tarihselcilik ve Art Nouveau dönemlerine ait çarpıcı bir seramik seçkisini sunmaktadır. Mühendis olan László Gyugyi, genç yaşta göç ettiği Amerika Birleşik Devletleri’nde kariyerini inşa ederken, Zsolnay Fabrikası’nın altın çağına ait dekoratif seramikleri toplama tutkusunu da geliştirmiştir. New York, Londra, Paris ve Viyana’daki müzayedelerde; 1878 Paris Dünya Sergisi’nin başarısıyla ün kazanan ve bu nedenle koleksiyonerler tarafından satışa çıkarılan eserleri satın almıştır. Gyugyi, 600’ü aşkın parçadan oluşan koleksiyonunun yarısını Pécs kentine armağan etmiştir.

Dr. László Gyugyi’nin yaklaşık 600 parçalık özel Zsolnay koleksiyonu eşsiz bir kültürel ve sanatsal değer taşımaktadır. Koleksiyonun parçaları, 1870–1910 yılları arasındaki 40 yıllık döneme tarihlenmekte olup, Tarihselcilik, Milenyum ve Secession olmak üzere üç önemli evreyi kapsamaktadır. Koleksiyonun en dikkat çekici yönlerinden biri; Zsolnay ailesinin kadın üyeleri Teréz ve Júlia tarafından imzalanmış ve el boyaması yapılmış erken dönem eserleri de içermesidir.

Bugün özel koleksiyonun bir parçası olan bu villa, Zsolnay ailesinden Júlia Zsolnay ile eşi, Polonyalı soylu mimar Tade Sikorski’nin ikametgâhı olarak kullanılmıştır.

Zsolnay Pink Sergisi 

“Başlangıçta Pembe Vardı” başlığını taşıyan sergi, yaklaşık bin adet Pembe Zsolnay parçası toplamış olan mimar, akademisyen ve sanat doktoru Barnabás Winkler’e aittir. Koleksiyondaki tüm parçalar özgündür; el yapımı eserler, kulpları, ağız tasarımları, formları, sır yüzeyleri ve renkleri açısından birbirinden farklılık göstermektedir. Sergilenen gündelik kullanım objeleri, 19. yüzyılın ortalarından itibaren Zsolnay fabrikasında üretilmiştir. Üretim, 1880’lerde başlatılan ve “pembe deneyleri” olarak bilinen çalışmaların sonucunda geliştirilen teknikle daha da ileri taşınmıştır.

Zaman içerisinde pembe renkli gündelik kullanım eşyaları; banyo, mutfak, yemek odası ve çalışma odalarında tercih edilen popüler objeler hâline gelmiştir. Fabrikanın gelişimiyle birlikte, ilk dönemlerin sade ve yalın formları giderek daha zengin bezemeli—ancak hâlâ pembe tonlarını koruyan—eserler olarak evrilmiştir.

Sırlı seramiğin yalın halk tipi üslubu, çoğu zaman kabartmalarla zenginleştirilmiş; kimi örneklerde stük benzeri süslemelerle detaylandırılmış veya pişirim sonrası el boyamasıyla daha özgün bir nitelik kazanmıştır.